Tsundoku Hastalığı Nedir?

Tsundoku Hastalığı Nedir

Tsundoku Japonca bir sözcük. Etimolojik köken olarak kitap – alma şeklinde japon dilinde tanımlanmıştır.

Tsundoku’nun anlamı ise kitap satın alıp okumama dır. Diğer bir deyişle ihtiyaç olmamasına rağmen sürekli kitap satın alma hastalığı diyebiliriz.

Neden kitap satın alırız?

Bazılarımız kapağını veyahut yazarını sevdiği, bazılarımızda konusunu ve içeriğini sevdiği için birçok kitap satın alır. Peki, hevesle aldığımız kitapları neden aylar, belki de yıllarca okumayız?

Kitaplığınız, okuyacak vakit bulamadığınız kitaplarla mı dolu?

Bu kitaplar, sizde büyük bir suçluluk duygusu mu yaratıyor?

Korkmayın, yalnız değilsiniz. Hem de Japonlar buna bir isim dahi vermiş. Bu vaziyete “tsundoku” adı veriliyor. Ve maalesef TSUNDOKU bir hastalık olarak tıp literatürüne ve psikoloji alanına girmiş durumda.

tsundoku sendromu nedir
tsundoku sendromu nedir

Tsundoku hastalığı var olan kişiler….

1- Hiçbir zaman kitapları stokladıklarını düşünmezler. Günün birinde aldıkları kitapları kesinlikle okuyacaklarını düşünürler.
2- Kitaplıklarının dolu olması tsundoku hastalığı olan kişileri mutlu eder.
3- Yeni alınmış kitap kokusuna bayılırlar.
4- Mutlaka okunması şart olan kitaplar listesinde yer alan kitapların çoğu ellerinde vardır.
5- Başkalarına ödünç kitap vermekten hiç hoşlanmalar. Verirlerse de kesinlikle peşine düşerler.
6- Gitmekten en çok hoşlandıkları yerler kitap fuarlarıdır.
7- Okumayacaksan neden alıyorsun bu kitapları diyen kişilere karşı akılalmaz kızgınlık duyarlar.
8-Tablette veya diğer elektronik ortamlarda kitap okuma alışkanlığından nefret ederler.
9-Ara sıra kitap hanelerine kitap okuma niyetiyle gitseler dahi bir anda kendilerini kitap alışverişi yaparken bulurlar.

Aşağıdaki teklifler bu sualinizi çözmeniz için fikir verebilir belki de…

Okumayı Bir Öğrenme Yolu Olarak Düşünün

Sırf zevk için, sabun köpüğü niteliğinde kitaplar okumak genelde bizler için fazla mesele yaratmaz. Fakat kitap temelde sorunlarımızı çözmemize yardımcı olmalı, bize yeni pencereler açmalı, düşündürmeli ve bazen de yormalıdır insanı.

Her şeye karşı okumak, öğrenmenin temelidir.

New York Times’taki bir röportajında Bill Gates’in ne dediğine bakalım:

“Bu günlerde enteresan yerlere gidiyor, bilim insanlarıyla tanışıyor ve internet üzerinden bir hayli derse katılıyorum. Ancak okumak, bir şeyler öğrenmek için izlediğim en ehemmiyetli yol.”

Gates yalnız değil. İşin sırrı sorulduğunda Warren Buffet, bir grup talebeye şöyle bir cevaplıyor:

“Her gün beş yüz sayfa kitap okuyun. Bilgi böyle öğrenilir. Hepiniz bunu yapabilecek güce sahipsiniz ancak hiçbiriniz yapmayacaksınız.”

Beş yüz sayfayı geçin, günde elli sayfa bile okuyabiliyor musunuz?

Aynı Dönemde Ansızın Çok Kitap Okuyun

Aynı anda  iki üç kitap ansızın okumayı tecrübe edebilirsiniz. Böylelikle sıkılmadan bir kitaptan diğerine geçebilirsiniz. Birkaç kitabı ansızın okumak birinden edindiğiniz fikri, diğerlerindeki fikirlerle birleştirmemizi sağlar. Bu arada bu metot, diğer kitaplara kaldığınız yerden devam faktörün heyecanını daimi kılar.

Sesli Kitaplar Dinleyin

Sesli kitaplar, bilhassa okuduğunuz kitaplar işiniz konusunda olanlar gibi okumanız zaruri olanlar ise, kitapları bitirebilmeniz için mükemmel bir yoldur. İşteyken, yoldayken, temizlik ya da spor yaparken istifade edebilirsiniz onlardan. Sesli kitaplara alıştığınızda okuma hızı arttırabilir, hem de iki katına dahi çıkarabilirsiniz. Evet, hepimiz kitap kokusunu seviyoruz ancak son zamanlarda karşımıza hayatın pek çok yerinde mani olarak çıkan vaktin yetmemesi meselenini bu şekilde atlatmak olası olabilir.

Kötü Kitapları Okumayı Bırakın

Karl Lagerfeld’in dediği gibi: “Satın aldığınız her kitapla onu okuyacak vakiti da satın almalısınız.”

Oprah Winfrey, bir kitabı ellinci sayfasına geldiğinizde eğlenceli bulmuyorsanız bırakmanız gerektiğini söylüyor. Buna ekleme yapmak gerekirse, “Eğlenceli ve faydalı bulmuyorsanız bırakın.”

Anti-Kütüphanenizi Oluşturun

Nassim Taleb okumadığınız kitapların, bitirdiklerinizden çok daha değerli olduğuna inandığını söylüyor. Bizi okunmamış kitaplardan oluşan bir anti-kütüphane oluşturmaya çağrı ediyor.

Anti-kütüphanemizin, paramızın ve yerimizin yettiği kadar okunmamış kitaplarla dolu olması gerekiyor.

Yeniden de “tsundoku” diğer zarar veren alışkanlıklar arasında belki de en az zararı dokunanı…

Aşırı kitap okumanın psikolojik bir sorun olduğunu biliyor muydunuz? Sizler için internette en çok aranan Tsundoku belirtisinin ne manaya geldiğini araştırdık. İşte duyunca çok şaşıracağınız tsundoku belirtisi…

Dünya’da 5 kişiden ikisinde görülen bu rahatsızlık ile ilgili çoğu kişi ne yazık ki bilgi sahibi değildir.

Tsundoku belirtisi, yığınla kitap alıp ve okumaya çalışan kişilere denir. Dışarıya çıktıklarında kendilerini kitap fuarlarında veyahut kitap hanelerinde bulur. Bu kişiler ayrı olarak kitap kokusuna da bağımlı hale gelmişlerdir. Hanelerinin her köşesinde kitap görmeyi isteyen bu hastalar kronik bir bağımlılığa sahip olduklarının uzun müddet farkına varmazlar. Uzmanlar bu vaziyetin çok ciddi boyutlarının intihara kadar götüreceğini belirtiyor.

TSUNDOKU BELİRTİSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?f

  • Tsundoku belirtisi yaşayan kişi elektronik ortamda yazı okumaktan nefret eder. Bu vaziyet hastalığın en yaygın belirtisidir.
  • Hastalar kitaplarını hiç kimseyle paylaşmazlar.
  • Yapılan bir takım araştırmalarda bu hastaların bazıları yeme, içme ve kıyafet gibi ihtiyaçları yerine kitap almayı seçenek ettikleri gözlemlenmiştir.
  • Her yeni çıkan kitabı aynı gün alma isteği de yaygın olan bir diğer belirtileri arasında bulunur. 
  • Yapılan bir diğer araştırmada ise kitap kokusu almadan uyumadııkları ortaya çıkmıştır. Ayrı olarak bir takım hastalarda beynin mutluluk hormonunda bozukluk olduğu belirlemiştir. 
  • Kitabı almadıklarında saldırganlık göstermektedir. 
  • Bu hastaların yüzde 70’i teknoloji çağından nefret eder. Onlar için mum, kitap çay veyahut kahve gibi otantik vaziyetler vazgeçilmez ayrıntılardır.

TSUNDOKU REHABİLİTASYONU VE TEDAVİSİ VAR MIDIR?

Dünyada en çok Çin, Japonya ve Kore ülkelerinde yaygın olan bu hastalık için özel terapi odaları oluşturulmuştur. Bağımlılık rehabilitasyonu ile aynı uygulamaların yapıldığı bu rahatsızlık ciddi boyutlarda olmadığı sürece ilaç tedavisine gerek duyulmaz.

Uzmanlar genelde hastanın bu durumun psikolojik olduğunu ve kendi kendisini dizginlemesi gerektiğini söylemektedir.


Ayrıca Bakınız : Beyincik Dejenerasyonu Nedir?


Ayrıca Bakınız : Kafeinizm Sendromu Nedir?


Ayrıca Bakınız : Çağımızın Hastalığı : İnsülin Direnci


Soru, görüş, öneri ve yayınlanmasını istediğiniz yazı ve makaleleriniz için yorum bırakabilir veya info@metabilgi.com adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sosyal

Dr. Cem Tonika

Tıp Doktoru, Araştırmacı, Yazar at Meta Bilgi
Dr. Cem C. Tonika, 1984 Selanik doğumlu genel cerrahi ve anestezi uzmanlık alanına sahip tıp doktoru.

15 yılı aşkın süredir tıp alanında hizmet veren Dr. Cem Tonika, tıp, medikal ve sağlık alanlarında birçok bilimsel makale yayınlamıştır.

Dr. Cem Tonika, Meta Bilgi ve diğer bloglar üzerinden yayınladığı yazılarda toplumsal farkındalık yaratma ve sağlık, tıp alanlarında genel bilgi vermek amacıyla toplum yararına çalışır. Makale ve içeriklerinde doktor, ilaç ve tedavi tavsiyesinde bulunmaz, tanı ve teşhis koymaz, kişisel hayatı ve sağlığı tehlikeye atacak hiçbir ibare ve ifade kullanmaz.
Dr. Cem Tonika
Sosyal

Latest posts by Dr. Cem Tonika (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir