Pankreas Kanseri Hasta Hikayeleri

pankreas kanseri hasta hikayeleri

Günümüzün en yaygın ve ölümcül hastalıklarından olan pankreas kanserine ait 2 adet yaşanmış olay ve hikayeyi bu bölümden inceleyebilirsiniz. Pankreas kanseri hasta hikayelerinin yayınlandığı bu sayfa herhangi bir tedavi yöntemi ve tavsiye içermemektedir. En doğru tedavi uzman hekimler tarafından uygulanmalıdır.

İlk pankreas kanseri hasta hikayesi Antalya’da bulunan bir kişiye ait.

Antalya’da yaşayan 57 yaşında olan Faden Süngü; aniden başlayan şiddetli kaşıntı, idrar renginin koyulaşması ve göz bebeklerinin sararması yakıntılarıyla doktora müracaat etti. Gittiği hastanede safra kesesinde taş olduğu söylenen Sengü’ye 2 hafta sonrası yanlış teşhis konulduğu aslında pankreas kanseri olduğu ortaya çıktı. Doktorun “operasyon bahtı yok” demesiyle bir anda dünyası kararan Faden Şengü, bu alanda uzman bir isim araştırması yaparken Memorial Sıhhat Grubu Antalya Hastaneleri Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan’a erişti ve kısa müddet içinde gerçekleştirilen başarılı bir operasyona hayata döndü.

Safra kesesi taşı sandılar, pankreas uru çıktı

57 yaşında olan hane hanımı olan Faden Süngü’de 2 buçuk ay önce şiddetli kaşıntılar başladı ve bu kaşıntılar vücudunun tamamına dağıldı. Ayrı olarak idrarının rengi koyulaşan ve göz bebekleri de sararan Süngü, doktora gitmeye karar verdi. Gittiği hastanede tüm görüntüleme yollarının neticeninde safra kesesinde taş olduğu söylendi ve gastroenteroloji bölümü tarafından safra kesesine stent takıldı. İşlem yapılırken safra kesesi başında kitle görüldü. Günler geçen patoloji raporu bekleme süresinin hemen peşinden Süngü’nün pankreas başında ur olduğu tespit etti ve genel cerrahi bölümüne gönderildi. Bölüm doktoru tarafından Süngü’ye hastalığının rehabilitasyon edilemez olduğu söylendi. 

Sevdiklerinle vedalaş dediklerinde ailece mahvolduk

Gittiği hastanede ameliyat edilemez tanısı konan Süngü, yaşamaktan vazgeçmedi ve pankreas kanseri alanında iyi bir isim aramaya başladı. Memorial Sıhhat Grubu Antalya Hastaneleri Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan’a müracaat etmeye karar veren Süngü’nün yakıntıları başlayalı 1 aydan fazla olmuştu. Prof. Dr. Gürkan yaptığı kontrolde pankreas başında kanser saptadı ancak ameliyat sırasında kanserin dalak, pankreas, safra ve safra kanalına dağıldığı görüldü. Gittikleri hastanede çok vakit kaybettiklerini ifade eden erkek çocuğu Murat Süngü sözlerine; “İşlemlerin yapılması için çok zaman kaybettik ve annemin yakıntıları gün geçtikçe arttı. Rahatsızlığının safra kesesindeki taştan kaynaklandığını sanıyorduk fakat pankreas kanseri ile yüzleştik ve tedavi edilemez olduğunu söylediler. Teşhis konduktan sonra da doktorunun ailenle vedalaş demesi, annemin ve bizim moralimizi çok bozdu. Bunun ardından hemen başka bir doktor aramaya başladık” diye devam etti.

Çok zorlu bir ameliyata gönül rahatlığıyla girdi.

İlk başlarda çok korktuğunu söyleyen Faden Süngü, başarıyla çıktığı ameliyatın ardından şunları söyledi: “Ameliyat olacağımı duyduğum zaman çok korktum fakat şimdi doktorlarımın sayesinde iyi ki oldum ve hastalığımdan kurtuldum diyorum. Buraya geldiğimde doktorlarım biz seni kurtaracağız hiç merak etme diyerek bana moral verdiler. Memorial Antalya Hastanesi’ne geldikten sonra, başka hastaneleri ve doktorları görmek istemediğime karar verdim. 7 buçuk saat süren zorlu bir operasyon geçirdim ve ameliyat olamazsın dedikleri cerrahi işlemi başarıyla oldum” Eşinin yine dünyaya geldiğini söyleyen Adaletli Süngü de, “İnsanın doktoruna güveniyor olması çok ehemmiyetli. Çok zorlu bir operasyon olmasına karşın, biz eşimi Prof. Dr. Gürkan ve ekibine gönül rahatlığı ile teslim ettik” diye ilave etti. 

Pankreas kanserinde erken rehabilitasyon ve tedavi hayat kurtarıyor!

Panreas kanserinin en ehemmiyetli rehabilitasyonu olan cerrahi rehabilitasyonun ehemmiyetini vurgulayan Prof. Dr. Alihan Gürkan sözlerine şöyle devam etti: “Faden Hanım’daki ur beklediği için bağırsaklardan portal ven dediğimiz karaciğere kan taşıyan toplardamara yapışmıştı. O bölgeyi kesip çıkararak ve toplardamarı kendi üzerinde onararak operasyonumuzu gerçekleştirdik. Portal vene yapışan urların operasyon edilemez yaklaşımı yanlıştır. Bu yapışıklık şayet hudutluysa, damarın yapışık olduğu bölüm da çıkarılarak bu urlardan hastalarımız kurtarılabilmektedir. Faden Hanım’ın operasyonunda, pankreasın kuyruğunu boynundan itibaren aldık, portal venin bir bölümü ve dağılım gösterdiği için dalağı da alarak hastamızı urdan kurtardık. Şayet Faden Hanım ur fark edildiği anda operasyon edilebilseydi, çok daha kolay bir operasyon gerçekleştirilebilirdi. Urun ne kadar yapışık olduğu ve operasyon edilebilir olup olmadığı, kesinlikle tecrübeli ekiplerce tartışılmalı ve karar verilmelidir”


SİBEL Eronç, “Türkiye’ye çok turist taşımış, çok değerli 56 yaşında olan ağabeyimi 18 Nisan 2012’de yoğun bakımda kaybettim” diyerek, M. Ali Birand’ın ölümüyle bir mukayese etme yapıyor. Ağabeyine Eylül 2011’de pankreas kanseri teşhisi konduğunu belirterek şunları anlatıyor:

“- Anne ve babamız hayatta, ikisi de 1950 Tıp Fakültesi mezunları. Doktor anne-babanın evlatlarıyız, tıp ile ilgili böyle bir ailede yetiştiğimiz için oldukça bilgiliyim çoğu insana göre. 
– Ağabeyime stent takılıp safranın kontrolü sağlanmıştı ve de akabinde 29 Eylül’de ismini şu anda izah etmeyeceğim bir profesör tarafından Whipple ameliyatı yapıldı.

AYNI AĞABEYİM GİBİ

Birand da pankreas kanseri idi, sanırım pankreas başı tümörüne sahipti aynı ağabeyim gibi fakat ona sanıyorum urun büyüklüğünden hemen neşter vurmak istemediler ve de önce kemo gördü, akabinde sanıyorum Whipple operasyonu geçirdi, bu cerrahinin en zor operasyonlarından biri. 
– Ağabeyim, Birand’dan çok küçüktü tabii, çok da hayata bağlı idi, operasyondan sonra çok iyi olduğu doktoru tarafından bizlere söylendi, kemoya gerek yok dendi scan yapacağız, şayet bir anormal vaziyet olursa kemoya başlarız dendi, ilk scan’e ocakta gitti pak çıktı, beni telefon edip da ‘Sibel yırttık sanırım’ diye konuştu. Şu pankreas kanseri lafını hiç unutamıyorum. 
Aynı Birand da sanıyorum kurtulduğunu sanıyordu. 
– Ağabeyim şubat gibi birtakım karın ağrılarından yakıntıcı oldu, doktoru bunu kronik pankreatit hastası olmasına hem de kuruntulu olduğuna dahi bağladı; ben de hiç anlayamadım.

PANKREAS KANSERİNDE YÜZ RENGİ

Birand’ın rengi günümüzde feci idi, kanserin çoğu türünde renk çok kendini belli eder, hele ki pankreas kanserinde eğer kavuniçileşirseniz bilin ki tehlike yaklaşmış. 

– Ağabeyim ağrı merkezine uğrayıp ağrılardan kurtulmak için hastaneye gitti, gidiş o gidiş… Ne olduğunu anlayamadım bile, kimse doktoru da bana hiçbir şey bugüne kadar izah etmedi. Ağabeyim ölüme gitti. 
Birand da stent değişecek sözde, küçük operasyon için hastaneye gitti. O da can verdi. 

– Ağabeyim yoğun bakımlık olmuş, neymiş ansızın tansiyonu fırlamış. Tansiyon ilaçlarını almamışmış. Ben de soluğu hastanede aldım sandım ki yüksek tansiyondan beyin kanaması geçirdi aynen Birand’ın ölümünün kalpten olduğuna inanılması gibi… 
Yoğun bakım nöroloji yüksek tansiyon değil diye konuştu batından gelen bir emboli atağı var inceliyoruz nereden geldiğini anlayacağız dediler nasıl başka bir deyişle oldum o pankreas kanseriydi…

PANKREAS HASTA GERÇEĞİ SÖYLENMEDİ

Özetle bana, en yakınına, kardeşine gerçek söylenmedi, pankreas kanserinden can verdi üstelik kemoretapi dahi yapılmama lüksü seçildi. 
Ben diyorum ki Mehmet Ali Birand pankreas kanserini atlatamadı ve de ondan can verdi şekilde görüldüğü gibi… 
Allah insanlara akıl fikir vermiş, her şeyi mukadderata bağlayacaksak o zaman hiç doktora gitmeyelim. Mukadderat belki yanlış bilgilendirilme ve yönlendirilme. 
Mehmet Ali Birand, ağabeyimden 15 yaş büyüktü, o ondan 15 sene daha fazla güldü, eğlendi, çalıştı yaşadı ama ağabeyim 56 yaşında gitti.”
Eronç sözlerinin nihayetinde “Bu yazıya saygı göstereceğinizi umarım. Sizi, okurlarınızı aydınlatmaya çalıştım” diyor.

Bu sayfada yayınlanan pankreas kanseri hasta hikayeler tedavi metodu içermemektedir, yalnızca bilgilendirme amacıyla yayınlanmıştır. Eğer herhangi bir pankreas kanseri belirti şüpheniz varsa zaman kaybetmeden alanında uzman doktorlara görünmelisiniz.


Ayrıca Bakınız : Pankreas Kanseri Nedir, Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Mümkün mü?


Metabilgi tarafından yayınlanan “Pankreas kanseri hasta hikayeleri” başlıklı bu yazı birtakım alıntılar içermektedir.


Kaynaklar :

  • neolife.com.tr/pankreas-kanseri
  • memorial.com.tr/saglik-rehberleri/pankreas-kanseri-ve-tedavisi
  • https://tr.wikipedia.org/wiki/Pankreas_kanseri
Sosyal

Dr. Cem Tonika

Tıp Doktoru, Araştırmacı, Yazar at Meta Bilgi
Dr. Cem C. Tonika, 1984 Selanik doğumlu genel cerrahi ve anestezi uzmanlık alanına sahip tıp doktoru.

15 yılı aşkın süredir tıp alanında hizmet veren Dr. Cem Tonika, tıp, medikal ve sağlık alanlarında birçok bilimsel makale yayınlamıştır.

Dr. Cem Tonika, Meta Bilgi ve diğer bloglar üzerinden yayınladığı yazılarda toplumsal farkındalık yaratma ve sağlık, tıp alanlarında genel bilgi vermek amacıyla toplum yararına çalışır. Makale ve içeriklerinde doktor, ilaç ve tedavi tavsiyesinde bulunmaz, tanı ve teşhis koymaz, kişisel hayatı ve sağlığı tehlikeye atacak hiçbir ibare ve ifade kullanmaz.
Dr. Cem Tonika
Sosyal

Latest posts by Dr. Cem Tonika (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir