Batık Bankalar Olayı Nedir?

batık bankalar

Ülkemizde son dönemde etkisini gösteren ekonomik kriz, iş hayatını ve finansal piyasaları döndüren bankaların durumunun sorgulanmasına yol açtı.

Bildiğiniz üzere bankalar ekonomik hayatın vazgeçilmez ve en etkili unsurlarıdır. Ve bankalara olan güvenin azaldığı, endişe duygusunun arttığı bu dönemde biraz daha eskilere giderek Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde eşi benzeri görülmemiş Batık Bankalar Olayı ve Banka Hortumlama Krizi‘ne değinmek istiyoruz. Tabii öncesinde finansal piyasaların yapı taşı olan bankaların nasıl batabileceğine bakalım.

Bankalar Nasıl Batar? Nasıl Hortumlanır?

Koca banka batar mı? demeyin. Batar. Hemde basit bir dedikodunun yayılmasıyla bile batabilir.

Bankaların çalışma sistemi basitçe alacak borç ve havuz ilişkisiyle yürümektedir.

Bankalar mevduat sahiplerinin paralarını diğer müşterilerine kredi vs. araçlarla belirli bir faizi ve getiri karşılığında borç verirler ve başkasının sahip olduğu parayı diğerine kiralayarak para kazanırlar. Bu devasa büyüklükte bir döngü ve maalesef kusursuz olmayan bir sistemdir.

Bankaların batışı kısaca 3 şekilde olabilir;

  • Mevduatlarının öngörülemez kaybı
  • Kredi geri dönüşleri sonucu sermayeyi aşan zararlar
  • Kötü niyetli dolandırıcılık ve büyük çapta hortumlama girişimleri

En ilginç sebep ise bankalara olan güvenin azaldığı kırılgan bir ortamda banka hakkında çıkan olumsuz bir dedikodu nedeniyle yüksek hacimli mevduatların müşterilerce geri çekilmesi bankaları ciddi bir krize sokabilir. Ve bu krizden sağ çıkamayan bankaların batması işten bile değil.

Batık Bankalar Olayı Nedir?

1997 yılı ve sonrasındaki dönemde iki yıl üst üste yaşanan ekonomik krizlerin en zayıf halkasını bankacılık sektörü oluşturuyordu. 1997 yılından itibaren bankacılık sektörü, ekonominin en sağlıksız ve en kırılgan sektörü haline gelmişti. Beklenen oldu ve 1999’un son günlerinde Türkiye’deki son bankalar operasyonu için düğmeye basıldı.

Süreç, 22 Aralık günü Egebank, Yurtbank, Esbank, Sümerbank ve Yaşarbank’ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesiyle başladı. 28 Eylül 2000’de ise, “İkinci Yeğen Vakası”nm baş aktörü Yahya Murat Demirel, Egebank’ın 1 milyar 300 milyon dolarını hileli yollarla kendi hesabına aktarmak suçuyla tutuklandı.

Batan Bankalar Listesi
Batan Bankalar Listesi

Kamuoyunda bu operasyonunun asıl amacının “Ekim ayında siyasete dönüyorum,” diyen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in önünü kesmek olduğu yönünde genel bir eğilim oluştu. Egebank’la başlayan operasyon zinciri hızla yayıldı. Sümerbank ve Yurtbank’m eski sahipleri Hayyam Garipoğlu ve Ali Balkaner de tutuklandı. Her gözaltı ve operasyon yeni bir sansasyona yol açıyor ve Türkiye’nin “ünlüleri” birer birer cezaevine konuluyordu. BDDK Başkanı Zekeriya Temizel’in, “Başka batık banka yok,” açıklamasından kısa bir süre sonra Sabah gazetesi ve ATV’nin sahibi olan Dinç Bilgin’e ait Etibank ile Ceylan Grubu’nun elinde tuttuğu Bank Kapital’in yönetimine de el kondu.

Bankaların içi çok çeşitli yol ve yöntemlerle boşaltılmıştı. En sık başvurulan yöntemlerin başında, “Back to Back” geliyordu. “Sen bana ver, ben de sana vereyim,” biçiminde özetlenen bu yöntem şöyle işliyordu: Kendi şirketlerine sınırlı miktarda kredi verebilen banka sahipleri, bir başka bankadan kredi alıyor, buna karşılık kendi bankasından, aynı miktarda krediyi diğer banka sahibinin şirketlerine veriyordu. Böylece yasak deliniyor, iki taraf da istediği paraya kavuşmuş oluyordu. Hortumcular ise, Egebank’ta olduğu gibi hayali şirketlere verdikleri krediyi daha sonra özel hesaplara aktarıyordu.

Bankacılıkta Back to Back Yöntemi

Operasyonlar gösterdi ki, Türkiye’de, “back to back” yöntemini uygulamayan banka ya da grup yok gibiydi.

Peki, bankacılar bunu tek başına mı beceriyorlardı?

Bu konuyla ilgili olarak her zaman olduğu gibi bir çok iddia ortaya atıldı. Devletin, üç koldan denetlediği bankaların içi boşaltılırken, bunun farkına varmaması mümkün değildi. Ayrıca bankaların çoğu daha önceden izlemeye alındığı için yönetim kurullarında devletin murakıpları görev yapıyordu. Bankalar hortumlanırken, hayali şirketlere krediler dağıtılırken bu görevliler de imza atıyordu. Ancak murakıpların raporları, siyasiler tarafından görmezden gelindi.

Yolsuzluklar ve Batık Bankalar İlişkisi

Yolsuzluklarda siyasilerin de sorumlu olduğunu iddia edenler, Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan hakkında Meclis Soruşturması istedi. Özkan’ın Egebank, Etibank ve Halk Bankası konusunda “görevini ihmal ettiği ve kötüye kullandığı” ileri sürülüyordu.

Hakkında verilen Gensoru önergesi, 10 Nisan 2001’de; DSP ANAP MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilen Özkan, bankaların içini boşalttığı için DGM’de yargılanan kişilerin, hangi iktidar döneminde Halkbank’tan kredi aldığını açıkladı. 1991 yılındaki Demirel Hükümeti’nde bankalardan sorumlu Devlet Bakanlığı yapan ve satın aldığı İnterbank’m daha sonra içini boşalttığı ileri sürülen Cavit Çağlar, 1994 yılında Demirel Hükümeti döneminde; Ceylan, Sabah, Has, Demirel ve Balkaner grupları ise, Tansu Çiller’in Başbakanlık yaptığı çeşitli dönemlerde Halkbank’tan kredi almışlardı.

Bankekspres’in eski sahibi Korkmaz Yiğit ise REFAHYOL döneminde kredilerinden faydalanmıştı. Özkan’ın konuşmasında önemli bir başka gerçek daha ortaya çıkmıştı: Cavit Çağlar’a satılan Etibank’m borçlarını, 11 Kasım 1996 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla Halkbank’a devreden REFAHYOL iktidarıydı ve Etibank’m ihalesini de Erbakan Hükümeti yapmıştı. İçleri boşaltılan bankaların devlete getirdiği yük, özelleştirmeler dolayısıyla elde edilen gelirin çok üzerindeydi.

Batan Bankaların Zararları ve Maliyeti

Bu arada devletin el koyduğu bankaların zararı önce devletin, sonra da yeni vergiler yoluyla vatandaşın sırtına yüklendi. Bankaların içini boşaltan ve topluma 22 milyar dolardan fazla yük bindiren işadamları ise kısa bir süre sonra serbest kaldı. Çete davalarının DGM kapsamından çıkarılarak ağır ceza mahkemelerine verilmesiyle, banka sahipleri ve yöneticilerinin tamamı ilk duruşmalarında serbest bırakıldı.

Batık bankalar operasyonunun simgesi haline gelen Yahya Murat Demirel’in tahliye edilmesiyle “batık bankalar” operasyonu “tamamlanırken”, devlete toplam 56 milyar dolarlık bir fatura kalacaktı.

Tutuklu bulundukları dönemde, “Verdiğimiz zararları ödemek istiyoruz. BDDK ile anlaşma yaptık. Ancak işlerimizin başında olmadığımız için borçlarımızı ödeyemiyoruz” diyen banka sahipleri tahliye edildikten sonra da borçlarının çok küçük bir kısmını ödedi.


Türkiyede Kapatılan ve Batan Bankalar Listesi
Türkiyede Kapatılan ve Batan Bankalar Listesi

Türkiye Cumhurtiyeti Tarihinde farklı birçok sebepten Kapatılmış Bankaların listesi aşağıdaki gibidir. 

  1. Bank Ekspres A.Ş.
  2. Bank Kapital Türk T.A.Ş.
  3. Bayındırbank A.Ş.
  4. Demirbank T.A.Ş.
  5. Dışbank A.Ş.
  6. Egebank A.Ş.
  7. EGS Bank A.Ş.
  8. Esbank T.A.Ş.
  9. Etibank A.Ş.
  10. İktisat Bankası T.A.Ş.
  11. İmar Bankası T.A.Ş.
  12. İmpexbank A.Ş.
  13. İnterbank A.Ş.
  14. İstanbul Esnaf Bankası T.A.Ş. (İsbank)
  15. Kentbank A.Ş.
  16. Koçbank A.Ş.
  17. Marmarabank A.Ş.
  18. MNG Bank A.Ş.
  19. Osmanlı Bankası A.Ş
  20. Birleşik Türk Körfez Bankası A.Ş.
  21. Oyakbank A.Ş.
  22. Pamukbank T.A.Ş.
  23. Sitebank A.Ş.
  24. Sümerbank A.Ş.
  25. Tarişbank (Milli Aydın Bankası T.A.Ş.)
  26. Tekfenbank A.Ş.
  27. Toprakbank A.Ş.
  28. Türkiye Emlak Bankası A.Ş.
  29. Türk Ticaret Bankası A.Ş.
  30. Tütünbank A.Ş. (Bankanın ismi değişti.)
  31. TYT Bank A.Ş.
  32. Ulusal Bank T.A.Ş.
  33. Yaşarbank A.Ş.
  34. Yurtbank A.Ş.
  35. Bank Asya A.Ş.

Bu içerikte; Egebank, Yurtbank, Esbank, Sümerbank ve Yaşarbank nasıl battı? Bankalar nasıl batabilir? Banka hortumlanması nedir? Batık bankalar olayı ve 1999 – 2001 krizi nedir? sorularına cevap bulmaya çalıştık.


Ayrıca Bakınız : Stagflasyon Nedir? Türkiyede Stagflasyon Var mı?


Ayrıca Bakınız : İşletme Finansmanı Nedir?


Ayrıca Bakınız : Nakit Yönetimi Nedir?


Ayrıca Bakınız : Bütçe Nedir? Nasıl Oluşturulur?


Soru, görüş, öneri ve yayınlanmasını istediğiniz yazı ve makaleleriniz için yorum bırakabilir veya info@metabilgi.com adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Tanju Çapancıoğlu

Araştırmacı, gazeteci, ekonomist ve yazar Tanju Çapancıoğlu 20 yılı aşkın süredir birçok yazılı ve görsel yayın organında Türkiye Ekonomisi ve finans konularında değerli yorumlarını ilgililere aktarmaktadır.
Meta Bilgi içerik yazarı ve ekonomi editörü Tanju Çapancıoğlu, uzmanlık alanı olan ekonomi ve finans konularında yayınladığı yazı ve makalelerde, toplum yararına toplumu bilgilendirmek için çalışır. Yazılarında hiçbir yatırım tavsiyesi bulunmaz, maddi yönlendirmeler yapmaz, insanların hayatını etkileyebilecek tavsiye ve öneriler vermez.

Latest posts by Tanju Çapancıoğlu (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir